Kayıtlar

İstanbul Tarihi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

ÇEKÜL (Ülkemizin Doğal ve Kültürel Mirasını korumak)

                                                                          ÇEKÜL ÇEKÜL, ülkemizin doğal ve kültürel mirasını korumak amacıyla 1990 yılında vakıf statüsünde kurulmuş, bir sivil toplum kuruluşudur.  " Doğal kaynakları ", " kültürel mirası " ve " insan "ı bir bütün olarak ele alan ÇEKÜL, doğal ve kültürel çevreyi korumak için " kent-havza-bölge-ülke " ölçeğinde projeler geliştirmektedir.  ÇEKÜL'ün " koruma-değerlendirme-yaşatma " amaçlı projelerinin hayata geçirilebilmesi ve sonuç alınabilmesi için benimsenen strateji " kamu-yerel-sivil-özel birlikteliği " ne öncelik verilmesidir. Toplumun kendini diri tutan tüm kesimlerinin ortak amaca yönelmesi, böylece sağlanır. ÇEKÜL, doğal ve kültürel varlıkların sürekliliğini ülke gündemine taşımak için umut ve özveriyle güçlenen, bilgi ve k...

Altın Boynuz (Haliç)

Resim
Altın Boynuz (Haliç), eski şehri Beyoğlu’ndan ayıran ve Boğaz’la kesişme noktasından 7 km. kadar içeriye doğru akan kıvrımlı medcezirsel bir haliçtir. İngilizce anlamı kabaca Grekçe Kepdrıoç Kö^tioç, Keratios Kolpos’tan gelir; Türkçede ise körfez anlamına gelen Haliç’tir. Boynuzun meydana getirdiği doğal liman İstanbul’un konumu için büyük bir avantaj sağlar. İki bin yıl önce Halic'e, «Altın Boynuz» adını takmışlar. İsim babası coğrafyacı Strabo, o zamana göre dünya görmüş kişilerin başında geliyor. Halic'in biçimi gerçekten boynuza benziyor. Altın oluşu ise, elle balık tutacak kadar su ürünü zengini olduğundan... Haçlı şövalyesi Kont de Villehardouin'in, İstanbul'u görünce söylediğini tekrarlardı.    Şövalye gerçekten, 1204 yılında 450 gemiyle İstanbul'a gelen, şehri zapteden, Ayasofya ve surlar hariç şehirdeki Roma uygarlığı eserlerini yakıp yıkan, acımasız Hristiyan barbar ordusundandı. Marmara'dan İstanbul'a gemilerle yaklaşırken, şehri görünce şunları  ...

Yıldız Sarayı

  Yıldız Sarayı, 1880 yılında II. Abdülhamit’in saltanatı zamanında Osmanlı Devletinin merkezi oldu. On yedinci yüzyılın erken zamanlarında I. Abdülhamit yönetimi altında bir imparatorluk arazisi olarak geliştiği halde bu fevkalade paranoyak adam Dolmabahçe Sarayının denizden saldırıya uğrayacağından korkarak karargâhını daha kolay savunulacağını düşündüğü Yıldız tepelerine taşıdı. Topkapı gibi Yıldız Sarayı da tek bir saraydan ziyade birçok yapıdan oluşan bir komplekstir. I. Süleyman döneminden (1520-1566) başlayarak padişahlar için bir avlanma yeri olmuştur. Saray arazisi ile ne oranda örtüştüğü kesin olarak bilinmese de "Civan Kapucıbaşı Bahçesi", "Kazancıoğlu Bahçesi" adını taşıyan bahçe ve koruluklar büyük olasılıkla Yıldız Sarayı arazisini de içermekteydi. Bu bahçeler I. Ahmed döneminde (1603-1617) padişah bahçeleri arasına katıldı. II. Abdülhamit'in 1876'da iki devrime sahne olan Dolmabahçe Sarayı'nı duygusal nedenlerle terkederek daha korunaklı o...

ESKİ İSTANBUL SÖZLÜĞÜ

ESKİ İSTANBUL SÖZLÜĞÜ  Ahd-i Atik :  Tevrat  da dahil,  İncil 'e kadar olan  kutsal metinleri  kapsayan ve  Hıristiyanlarca  da benimsenen kitap. İncil, bunun devamı kabul edilir ve  Ahd-i Cedid  olarak adlandırılır. Akaretler : Beşiktaş'ta Evkaf-ı Hümayun denilen Osmanlı Vakıf kurumunca yaptırılıp saray personeline tahsis edilmiş lojman evler. Bu evlerin yer aldığı semt de aynı adla anılmaktadır. Baba, Oğul, Kutsal Ruh : Hıristiyanlık öğretisindeki üçlü inanış. Baba (Tanrı) Oğul (Hz. İsa) ve ikisi arasındaki iletişimi sağlayan Kutsal Ruh (Melek). Bu üçlü, bir bütün ve birlik içerisinde kabul edilir. Bağıl : Sultan saraylarının, büyük konakların avluya da bahçelerindeki ahır, otluk, arabalık, uşak evi vs.  Başbakan : Konuşma 1940-1941 yıllarında geçtiğine göre, adı anılmayan başbakanın Refik Saydam olması gerekiyor.  Birinci Ferik : Osmanlı ordusunda orgeneral eşiti rütbe. Camlı Köşk  : Dolmabahçe Sarayı'nın cadde...

İstanbul Kronolojisi

Resim
İstanbul Kronolojisi  İmparator I. Konstantin in yeni Bizans şehrinin inşasını başlatması Konstantinopolis’in Bizans İmparatorluğunun başkenti olması  I.  Ayasofya Kilisesinin açılışı Hadrianapolis Muharebesi, Vizigotların zaferi Hıristiyanlığın, imparatorluğun resmi dini olması  II.  Theodosius’un surları inşa ettirmesi Jüstinyen’in hükümdarlığı ve Bizans’ın en geniş sınırlara ulaşması I. Jüstinyen’in yıkılan Ayasofya’yı yeniden inşa ettirmesi Salgın sebebiyle şehir nüfusunun %40’ımn yaşamını kaybetmesi Şehrin Araplar ve Persler tarafından işgal edilmesi Perslerin yenilgiye uğratılması Putkırıcılık hareketinin başlaması İmparatoriçe İrininin putkırıcı politikaları sonlandırıp heykellerin dinsel açıdan yeniden önemli mesini sağlaması  I. Haçlı Seferi’nin Konstantinopolis’e ulaşması  IV. Haçlı Seferinde Konstantinopolis’in talan edilmesi Konstantinopolis’te Latin İmparatorluğu hâkimiyeti “Kara Ölüm” vebanın Konstantinopolise yayılması Daha sonra “Fatih”...

İstanbul Kuşatılıyor

  İstanbul Kuşatılıyor II.Mehmet, İstanbul’u almaya karar vermişti.İlk hazırlıklardan sonra,dedesinin babası Yıldırım’ın yaptırdığı Anadolu Hisarı’nın karşısında muazzam bir kale yaptırmaya girişti. Burası,boğazın en dar yeriydi.İşçileri teşvik için padişah ve vezirlerinde taş taşımış oldukları bu kale bitince boğaz tamamen Türklerin egemenliği altına alınmış oldu. Kaleye II. Mehmet «Boğazkesen» adını verdi. Bu arada, Anadolu Hisarı da onarıldı.Bu kalelerden karşılıklı atılacak gülleler karşısında hiçbir gemi, izinsiz olarak, Karadeniz’den Marmara’ya, Marmara’dan Karadeniz’e geçemeyecekti. II. Mehmet İstanbul’un surlarını yıkabilmek için o günkü topları daha da geliştirmeyi, çapını çok büyütmeyi düşünmüştüm. Matematikte büyük bir dehaydı, balistik  alanındaki keşifleri sayesinde Türk topçuluğunu korkunç bir hale getirdi. İlk defa havan topunu buldu.  Çizdiği taslaklara göre Edirne’de toplar döktürdü; tecrübe atışları yaptırdı.Bu toplar, dünyanın en büyük kalesi olan Bizan...