Kayıtlar

Selçuklu Devleti etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Babai Ayaklanması (Babai Baba Resul Ayaklanması/İsyanı)

Babai Ayaklanması ya da Babai İsyanı ya da Baba Resul Ayaklanması/İsyanı, Vefaiyye takipçilerinden Baba İlyas Horasani ve müridi Baba İshak'ın 1240 yılında Anadolu Selçuklu Devleti topraklarında çıkardığı ayaklanmadır. Ayaklanma Maraş, Adıyaman, Kâhta, Gerger, Elbistan, Kefersud (günümüzde adı Doğanyol), Harran, Urfa, Amasya ve Tokat bölgelerindeki Türkmen kitleleri arasında yayılmıştır. Anadolu Selçuklu tarihindeki en büyük Türkmen ayaklanmasıdır. Başlangıçta Güneydoğu Anadolu'da ortaya çıkan, daha sonra Orta Anadolu'ya yayılan ayaklanmada kadın, erkek, çocuk ve yaşlılarla birlikte bir araya gelen kalabalık Türkmen grupları etrafı yağmalayarak ilerledi ve karşılarına çıkan Anadolu Selçuklu kuvvetlerini birçok kez yenilgiye uğrattı.  En sonunda Malya Ovası'nda, Anadolu Selçuklu ordusu içinde yer alan Frenk paralı askerlerinin atılganlığı sayesinde Türkmen savaşçıların büyük çoğunluğu imha edilerek ayaklanma bastırılmıştır. Devlet büyük bir tehlikeyi bu şekilde atlatmış...

ANADOLU SELÇUKLULARI

Resim
ANADOLU SELÇUKLULARI Büyük Selçuklu sultanı Alp Aslan ile Bizans imparatoru Romanos Diogenis arasında vuku bulan Malazgirt savaşı Anadolu’nun mukadderatında yeni bir devir yarattı. 1071 yılında Malazgirt zaferinin kıymetli bir meyvası halinde Türkler Anadolu’yu yeni vatanları halinde kazandılar.  Gerçi Malazgirt savaşından bir sene evvel Selçuklu prensleri veya onlara bağlı Türk kumandanları emrindeki kuvvetler Anadolu’ya girmişler, bilhassa Doğu Anadolu topraklarını aşağı yukarı devamlı denecek derecede hâkimiyetleri altına almışlardı. Hattâ Konya’ya kadar uzanan Türk akını bile olmuştu. Fakat bunlara rağmen, Bizans kuvvetinin esaslı şekilde ezilerek Anadolu’nun Türklüğe açılması Malazgirt zaferi ile mümkün oldu. Malazgirt savaşının yapıldığı 1071 yılında, zaferi müteakip Anadolu’da üç küçük Türk devletçiği teşekkül etti. Bunlar; Erzurum ve çevresinde Saltuklar, Erzincan etrafında Mengüçler; Sivas ve çevresinde Danişmendliler’dir. Anadolu’daki bu ilk Türk devletlerini kuranlar A...

BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİ

BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİ Selçuklu İmparatorluğu’nun bundan önce gayet kısa şekilde gözden geçirdiğimiz Türk devletlerinden daha fazla ve daha başka önemi mevcuttur. Selçuklu İmparatorluğu, bir defa dünya tarihine fazlaca tesir eden imparatorluklardandır.  Sonra Selçuklular, Osmanlı devletinin kurulmasına yol açmaları bakımından mutlaka tetkike değer. Şayet Büyük Selçuklu İmparatorluğu kurulmasaydı, Anadolu Türkleşemez ve bu ikinci vatan üzerinde bir takım irili ufaklı Türk devletleri arasında Osmanlı devleti de kurulmazdı. Dünya tarihinde Türkler kadar fazla sayıda devletler kuran bir kavim daha gösterilemez. Türk devletlerinin bir kısmı anayurt Orta Asya’da, bir kısmı da anayurt dışında kurulmuştur.  Gelip geçmiş bir çok Türk devletleri arasında Asya’daki Hunların, Gök Türklerin, Selçukluların, Osmanlıların gerek milli gerekse umumi tarih bakımından önem ve tesirleri diğer Türk devletlerininkinden üstündür. Dünya tarihinin cereyanı üzerinde müessir olmuş bu Türk devletleri, a...

SELÇUKLULARLA BEYLİKLER DEVRİNİN ÖN ASYA’DAKİ MEDENİYETİ

SELÇUKLULARLA BEYLİKLER DEVRİNİN ÖN ASYA’DAKİ MEDENİYETİ Selçuklular Ön Asya’ya geldikleri vakit burasını harap bir halde buldular, az zamanda kendi idareleri altındaki yerlerde Orta Asya’da kurdukları binalar tekniği ile çalışmaya koyuldular; yer yer sıhhî, içtimai ve dinî müesseseler, Selçuk mimarîsinin ince ve zarif hatları ile yükselmeye başladı.  Taş işçiliğinin, tahta oymacılığının şaheserleri addedilen örnekleri verirken diğer sahalarda; kumaş, hah, işleme, tezhip ve ciltlemede, dericilik, ev ve el sanatlarında da bir gelişme ve yükselme gösterdiler, silâhlarına bile Selçuk sanatının kendine has ince desenini nakşettiler. On üçüncü asırda Ön Asya, Selçuklular elinde her bakımdan bir inkişafa mazhar olmuş bulunuyordu. Yeni şehirler kurulmuş, halk, kendi işleriyle meşgul, refah içinde bir hayat sürmekteydi. Başta sanat şubeleri olmak üzere ziraat ve ticaret de daimî inkişaf halinde idi. İlim müesseseleri devrin en yüksek otoriteleri elinde öz Türkçenin özellikleriyle sulh ve...

I. Alâeddin Keykubad

I. Alâeddin Keykubad (Eski Anadolu Türkçesi: علاء الدٖين كيقباد بن كيخسرو; d. y. 1192 - ö. 31 Mayıs 1237), Anadolu Selçuklu Devleti'nin 1220-1237 yılları arasındaki hükümdarıdır.  Anadolu Selçuklu Devleti'ne en parlak günlerini yaşatan sultandır. Büyük Keykubad olarak da bilinir.  Saltanatı boyunca inşa ettirdiği ve çoğu günümüze kadar ulaşan eserler, idari ve askeri bakımdan hem şahsına hem de devletine kazandırdığı prestij nedeniyle Türkiye ve dünya literatürünün en ünlü Anadolu Selçuklu sultanıdır.  Konya'daki Alâeddin Camii, Niğde'deki Niğde Kalesi, Antalya'daki Yivli Minare Camii ve Beyşehir'deki Kubadabad Sarayı, Sultan Alâeddin'in yaptırdığı en önemli eserlerdir. 1190'lı yılların başında doğduğu tahmin edilir.  1220 yılında Anadolu Selçuklu tahtına geçti.  1221 yılında Alanya (Alaiye) Kalesi'ni fethetti.  Saltanatı yıllarında Anadolu'da Moğol tehlikesi ortaya çıkınca, Eyyubiler ile anlaşıp devletin önemli şehirlerinin surlarını (Konya, Siv...

Selçuklular öncesi Anadolu

Selçuklular öncesi Anadolu Anadolu Selçuklu Devleti’nin kuruluşu yıllarından önceki yüzyıllarda Anadolu, Bizans – Arap ve Bizans – Sasani mücadelelerinin yaşandığı topraklardır. yüzyıllara yayılan bu savaşlar, ekonomik ilişkileri büyük ölçüde yıpratmış, ticaret daralmış, üretim ve gelir düşmüştür. Hem savaşlar, hem ekonomik çöküntü, nüfusun azalmasına yol açmıştır.  Bölgede Bizans merkezi otoritesinin zayıflaması ise yerel otoritelerin bölgeler üzerindeki erkini arttırmış, belirgin bir biçimde kendi başına, keyfi davranmalarına, bunun sonucu halkı daha da ezmelerine neden olmuştur.  Uluslararası transit ticaretin Anadolu’dan geçen kuzey – güney ve doğu – batı hatları daha önceden, Orta Doğu’nun ve Levant’ın İslam İmparatorluğu’nun kontrolünde olması dolayısıyla kesilmişti. Bu durum Anadolu’yu transit ticaretin dışında bırakmıştır, ayrıca bir ekonomik daralmaya yol açmıştır.  Sasani İmparatorluğu’nun 651 yılında Raşidin Orduları tarafından yıkıldıktan sonra Anadolu yine de...

I. Süleyman Şah Dönemi (1075-1086)

I. Süleyman Şah Dönemi (1075-1086) Ana madde: Kutalmışoğlu Süleyman Şah Kutalmışoğlu Süleyman Şah'ın babası Kutalmış, Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey ile Çağrı Bey'in amcaoğluydu. I. Süleyman Şah Dönemi (1075-1086) Kutalmış Büyük Selçuklu Sultanlığı tahtına geçen Alparslan'ın sultanlığını kabul etmemiş ve onun ile başarısız bir çatışmaya girişmiş ve bu sırada, 1064 yılında öldürülmüştür. Daha sonra Anadolu'ya gelen Kutalmışoğulları burada yanlarındaki Türkmen gruplarıyla birlikte kendilerine yurt edinme mücadelesi başlamıştır.  Dört kardeşten en son Süleyman Şah hayatta kalmıştır. Bizans sınırlarında yönetimini kuran Kutalmışoğlu Süleyman Şah, Bizanslılarla bazen savaşarak bazen Bizans isyancılarına yardım ederek egemenliği altındaki toprakların sınırlarını büyütmeyi başarmıştır.  Bizans İmparatorluğu'nun Anadolu'da bulunan önemli kentlerinden İznik (Nicaea) ile İzmit (Nicomedia)'i 1075'te ele geçirmiştir. Ardından Güney Marmara bölgesine tümüyle egemen olmu...

Ebu'l Kasım Dönemi (1086-1092)

Ebu'l Kasım Dönemi (1086-1092) Ana madde : Ebu'l-Kasım Süleyman Şah'ın bu sefere çıkarken, başkent İznik'te yerine vekil olarak bıraktığı Ebu'l-Kasım Süleyman Şah'ın 1086 yılında ölümü ve oğulları I. Kılıç Arslan ve Kulan Arslan'ın Melikşah tarafından hapsedilmesi üzerine İznik tahtına çıkmış ve kardeşi Ebu'l Gazi'yi Kapadokya (Kayseri) valiliğine tayin etmiştir.  Ardından kardeşi Ebu'l-Gazi Hasan Bey'le birlikte Marmara kıyılarında Bizanslılarla savaşarak devletin sınırlarını genişletmeye başladı.  Sultan gibi hareket etmeye başlamasından rahatsız olan Melikşah, Anadolu'yu boyun eğdirmek için Emir Porsuk'u Anadolu'ya göndermiştir. kardeşi Ebu'l-Gazi Hasan Bey'le birlikte Marmara dolayında Bizanslılarla savaşarak devletin sınırlarını genişletmeye başladı. Bizans imparatoru I. Aleksios'un (h. 1081-1118) buna tepkisi İznik üzerine bir ordu göndermek olmuştur.  Bu durum Ebu-l Kasım'ı barış istemek zorunda bırakmıştır....

I. Kılıç Arslan Dönemi (1092-1107)

I. Kılıç Arslan Dönemi (1092-1107) Ana madde: I. Kılıç Arslan Süleyman Şah'ın 1086 yılında Ayn Seylem Savaşı'nda ölümünden sonra oğulları Kılıç Arslan ve Kulan Arslan, Büyük Selçuklu Devleti Sultanı Melikşah tarafından tutsak alınmıştı. Melikşah'ın ölümü ardından iki kardeş serbest kalarak Anadolu'ya geldiler. İznik'e ulaştıklarında kent Bizans güçleri tarafından kuşatılmıştır. Yine de Ebu'l Gazi tahtı Kılıç Arslan'a vermiştir. Kılıç Arslan önce Bizans ordusu üzerine kendi ordusunu sürüp durumu dengelemiştir.  Bunun üzerine ordusuyla 1095 yılında Doğu Anadolu üzerine sefere çıkmış, Malatya'yı kuşatmıştır. Ancak kuşatma uzarken Haçlı güçlerinin İznik'i kuşattığı haberi gelince geri dönmüştür.  Kente ulaştığında kent kuşatma altındadır. Dışarıdan saldırıyı denese de başarılı olamamış, kent savunmasını karar konusunda serbest bırakıp çekilmiştir. Bunun üzerine kent savunması, Bizans Kumandanı ile anlaşarak 19 Haziran 1097 tarihinde kenti ona teslim etti...

Buhran Devri (1107-1110)

Buhran Devri (1107-1110) Kılıç Arslan'ın ölümüyle birlikte onun Anadolu'da kurmuş olduğu siyasi birlik hızla bozulmuştur. Danişmendliler Beyliği; Anadolu Selçuklularını gölgede bırakarak Anadolu'nun en güçlü Türk devleti olmuştur. Musul kentinin Emir Çavlı tarafından alındıktan sonra Bozmış Bey, Kılıç Arslan'ın hatunu ve küçük oğlu Tuğrul-Arslan'ı Malatya'ya getirmiştir.  Emir Çavlı, Musul'u aldıktan sonra Kılıç Arslan'ın diğer oğullarından Şahin Şah'ı (İbn ül-Esir ve Ebu'l Ferec onun adını Melikşah olarak yazar) yakalayarak Büyük Selçuklu sultanı Muhammed Tapar'a göndermiştir. Bozmış Bey, Malatya'ya getirdiği Kılıç Arslan'ın küçük oğlu Tuğrul-Arslan'ı sultan ilan etmiş ancak Kılıç Arslan'ın hatunu, İl Arslan adında bir beyle evlenerek Bozmış'ı öldürmüştür.  İl Arslan, Malatya halkını baskı yaparak çok sayıda altın toplamış, ardından da Konya'ya gitmek üzere iken Kılıç Arslan'ın hatunu ve oğlu, İl Arslan'ı haps...

Şahin Şah'ın Saltanatı (1110-1116)

Şahin Şah'ın Saltanatı (1110-1116) Ana madde: Melikşah (Anadolu Selçuklu sultanı) Anadolu Selçuklu tahtı bir süre boş kaldıktan sonra, I. Kılıç Arslan'ın oğlu Şahin Şah 1110'da başa geçti. Ama kardeşi Rükneddin Mesud onun sultanlığını tanımadı ve Danişmendlilerin desteğiyle iktidarı ele geçirdi.  I. Rükneddin Mesud, bir süre Danişmendlilerin denetimi altında kaldı. 1142'de Danişmendli Mehmed Bey'in ölümünün ardından Anadolu Selçuklularının Anadolu'daki üstünlüğünü yeniden kurdu. Bizans ordusunu 1146'da Konya önlerinde yendi. Ertesi yıl II. Haçlı ordusunu Eskişehir yakınlarında bozguna uğrattı. I. Rükneddin Mesud, geleneğe uyarak ülkesini üç oğlu arasında paylaştırdı ve II. Kılıç Arslan'ı veliaht ilan etti. I. Rükneddin Mesud'un 1155'te ölmesinin ardından oğulları arasında taht kavgaları başladı. Bu sırada Danişmendliler, Bizanslılar, Musul Atabeyi Nureddin Mahmud Zengi ve Ermeni Derebeyi Toros birleşerek Anadolu Selçuklu Devleti'ne karşı ...

Anadolu Selçuklu Devleti’nin Dağılışı ve Yıkılışı

Anadolu Selçuklu Devleti’nin Dağılışı ve Yıkılışı Kazvini'ye göre Moğol istilasından önce Anadolu Selçuklu maliyesinde devlet gelirleri 27 milyon dinardı. Moğol istilasında sonra büyük ölçüde düşmüştür, 1336 yılında 5 milyon 537 bin dinardır. Moğolların baskısının iyice artması üzerine, Anadolu Selçukluları birkaç başarısız ayaklanma denemesine giriştiler. Üstelik, bu ayaklanmalardan birinde Memlüklü Sultanı Baybars'tan yardım istediler.  Ordusu ile Anadolu'ya gelen Baybars 1277 yılında Elbistan ovasında Moğolları darmadağın etti. Ancak, Sultan Baybars'ın ülkesine geri dönmesinden sonra, Moğolların intikamı acı oldu. Çok sayıda insanı acımasızca öldürdüler.  Bundan sonra Anadolu tümüyle Moğol egemenliğine girdi. Anadolu'yu atadıkları valilerle yönettiler. 1308 yılında, son sultan II. Mesud'un ölümünden sonra Anadolu Selçuklu Devleti yıkıldı. Türkiye Selçuklu Devleti'nin II. Gıyaseddin Mesud'un 1308'de ölümü ile resmen de son bulduğu genellikle kab...