Kayıtlar

Roma İmaparatorluğu etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Magister Militum

Magister militum, Roma İmparatorluğu 'nda ve cumhuriyet döneminde bugünün genelkurmay başkanına denk gelen askerî rütbeydi. İmparator'dan veya konsülden sonra askeri alanda en yetkili rütbe magister militumdur.  Roma İmparatorluğu'nun ikiye bölünmesinden sonra her iki imparatorlukta da bu rütbe sistemi devam etmiştir. Doğu Roma İmparatorluğu 'nun son dönemlerinde imparatorların bu rütbeyi bizzat kendilerine verdikleri görülmüştür. Meşhur magister militumlara örnek olarak Batı Roma İmparatorluğu'nu Attila 'dan kurtaran Flavius Aethius gösterilebilir. Flavius Aethius son namlı ve büyük Roma generalidir.

Antik Yunan, Pers, Roma ve Bizans dönemleri (1454 öncesi)

Antik Yunan, Pers, Roma ve Bizans dönemleri (1454 öncesi) Yunan ve Pers tarihi Truva antik kenti boğazın batı girişinin yakınındaydı ve boğazın Asya kıyısı Truva Savaşı 'nın odak noktasıydı. Truva bu hayati su yoluna giren deniz trafiğini kontrol edebildi.  Pers Kralı I. Serhas 'ın Pers ordusu ve daha sonra Büyük İskender 'in Makedonya ordusu sırasıyla MÖ 480 ve MÖ 334 'te birbirlerinin topraklarını işgal etmek için Çanakkale Boğazı 'nı zıt yönlerden geçti.  İskender, boğazı geçerek aynı isimli ırmağın yakınlarında Granikos Savaşı' nı gerçekleştirmiştir. İskender'in kumandanlarından olan Lisimahos , boğazın Saros Körfezi kıyısında kendine bir başkent kurarak Trakya 'ya hükmetmiştir. Herodot, MÖ 482 civarında, I. Serhas'ın (I. Darius'un oğlu) büyük ordusunun Pers'ten Yunanistan'a geçebilmesi için Hellespont'un genişliği boyunca Abidos'ta iki duba köprü inşa ettirdiğini söyler. Bu geçiş, Eshilos tarafından Persler adlı trajedis...

Orta Çağ'da Kültür

Resim
Kültür Orta Çağda Avrupa mutfağı  Orta Çağ mutfağı, 5. ve 16. yüzyıl Avrupa kültürlerinin besinlerine, yeme alışkanlıklarına ve yemek pişirme yöntemlerine verilen genel addır. Bu dönem boyunca beslenme düzeni ve pişirme yöntemleri Avrupa genelinde değişimlere uğramış ve tüm bu değişiklikler Avrupa'nın modern mutfak kültürünün temelini oluşturmuştur. Bu dönemde ekmek tüm Avrupa'da ana besin ögesi olarak kullanılır, tüketimde bunu yulaf lapası ve makarna gibi tahıldan yapılmış yemekler izlerdi. Et ise sebze ve tahıllardan daha pahalı ve seçkin bir yiyecekti. Çeşni olarak en çok kullanılan ürünler şarap, koruk suyu ve sirkeydi.  Yemekleri tatlandırmak için almaya gücü yetenler en sık bal ve şekere başvururdu. Et türlerinde en çok tercih edilenler tavuk ve domuz eti olur, toprak işlemede büyük öneme sahip olan büyükbaş hayvanların etleri ise her zaman daha az kullanılırdı.  Kuzey Avrupa toplumları et gereksinimini büyük ölçüde morina ve ringa balıkları ile sağlar, bunun yanın...

Geç Dönem Orta Çağ

Geç Dönem Orta Çağ Geç Dönem Orta Çağ felaketler ve zorluklar dönemiydi. Bu dönemde iklim tarihçilerinin de ortaya koyduğu gibi tarım iklim değişiminden oldukça etkilendi ve 1315-1317 yılları arasında kıtlığa neden oldu. Bakteriyel hastalık olan ‘veba' iyi beslenemeyen nüfusa söndürülemeyen bir ateş gibi yayıldı ve 14. yüzyıldaki nüfusun neredeyse dörtte üçünü hatta bazı bölgelerde yarısını öldürdü.  Büyük miktarda toprak terk edildi ve buradaki ürünler işlenmeden kaldı. İşçi sayısında azalma sonucunda işçilerin maaşı arttı ve toprak sahipleri işçileri topraklarında çalışmaya ikna etmeye çalıştı. Ayrıca işçiler de daha çok kazanç hak ettiklerini savunarak isyan ettiler.  Bu kriz dönemi aksine Erken Modern Çağlar'a zemin hazırlayan yaratıcı sosyal, ekonomik ve teknolojik gelişmelere şahit oldu. Bu dönem Katolik kilisesinin de kendi içinde bölünmeye başladığı dönemdir. Bu bölünme döneminde Kilise üç farklı papa tarafından aynı zamanda yönetildi.  Kilise papalığın otoritesin...

Cluny Reformu (Orta Çağ)

Cluny Reformu 10. yüzyılda büyük bir yaratıcı reform hareketi başladı. Bunun merkezinde manastır ideallerinin yeniden canlandırılması vardı. Birkaç asilzade, dejenere olan manastırcılığı kökenlerine döndürmeyi ve Benedikt'in 'KURAL'ına uymayı amaçlayan yeni manastırlar oluşturdu.  Bunların çoğu, Karolenjler'in eski merkezi topraklarındaydı ve reform fikri buradan dışarı doğru yayılmaya başladı. Bu manastırların en tanınmışı Burgondiya'daki Cluny Manastırı'ydı. 910 yılında kurulan bu manastır, neredeyse iki buçuk asır boyuna kilise reformunun itici gücü oldu.  12. yüzyıl ortalarında gücünün doruğunda iken bazıları Filistin gibi uzak yerlerdeki üç yüzden fazla manastırı yönlendirme için Cluny'ye bakıyorlardı. Çünkü bu manastır Roma'daki Aziz Peter'den sonra Batı Hristiyanlığının en büyük kilisesine sahipti.

Din Alanında Değişiklikler (Roma Dönemi Sonrası Krallıklar)

Resim
Din Alanında Değişiklikler Cluny Manastırı dönemin en etkili manastırlarındandır. 11. yüzyılda seçkinler keşişlerin iyi bir dini temel kurmak için keşişlerin kendi kurallarına uymadıklarını düşündüğünden monastik düşünce önem kazandı. Bu dönemde keşişlerin dua edenleri Tanrı'ya ulaştırarak dünyayı daha iyi bir yer haline getirdikleri için çok faydalı bir iş yaptığına inanılıyordu.  Ancak eğer keşişler erdemli kişiler değilse bu vakit boşa gitmiş olacaktı. Bu korkudan dolayı 909'da Macon'da Cluny Manastır'ı kuruldu. Bu reformlaştırılmış manastır kısa zamanda katılığıyla ün saldı. Cluny daha kaliteli bir ruhani düzen oluşturmak için kendi başrahibini kendi seçti ve ekonomik ve politik açıdan bağımsızlığı sağlamak için Papa'nın koruması altına girdi.  Kötü manastır kanunların karşı pratik bir çözüm üretti ve 11. yüzyılda Cluny'nin başrahipleri imparatorluğun politik işlerinde fikir bildirmeye, Fransa ve İtalya'daki manastırları düzenlemeye çağrıldı. Monastik re...

Haçlı Seferleri ve Nedenleri

Haçlı Seferleri Haçlı Seferleri Kudüs’ü Müslüman kontrolünden kurtarmak için yapılan donanımlı seferlerdir. Kudüs 7. yüzyılda, Yakın Doğu, Kuzey Afrika ve Anadolu’yla birlikte Müslüman kontrolü altına girmişti. Birinci Haçlı Seferi, Bizans imparatoru I. Aleksios'a yardım etmesini istemesi nedeniyle, bunu sağlamak için 1095 yılında Papa II. Urbanus’un Clermont Konseyi’nde verdiği vaazla başladı.  Urbanus Haçlı seferlerine katılan Hristiyanların günahlarının daha bu dünyada iken bağışlanacağını ve kutsal Kudüs’e yerleşme imkanları olacağını vadetti. Bu arzuyla Avrupa toplumunun her sınıfından binlerce insan bu amaçla harekete geçti ve uzun, serüvenli ve çok çarpışmalı geçen bir kara yolculuğu sonunda 1099'da Kudüs ve diğer bölgeler ele geçirildi.  Hareket ilk desteğini Franklardan aldı; Arapların Haçlı Seferlerine "Franj" demesi bu yüzdendir.Bu bölgede çok küçük bir azınlık olmalarına rağmen, Haçlılar işgallerini pekiştirmek için Haçlı devletleri kurdular, bunlar; Kudüs...

Roma Dönemi Sonrası Krallıklar

Resim
Roma Dönemi Sonrası Krallıklar Roma sonrası dünyada, Roma kültürünün istilacı kavimlerin gelenekleriyle kaynaşması ayrıntılı bir şekilde belgelenmiştir. Özgür erkek kabile üyelerine siyasi konularda Roma devletinde yaygın olandan daha fazla söz hakkı tanıyan yerel yönetim meclisleri, yasama ve yargı organlarına dönüşmüştür.  Romalılar ve istilacılar tarafından bırakılan maddi eserler genellikle birbirlerine benzer ve kabile eşyaları genellikle Roma eşyaları örnek alınarak yapılmışlardır. Yeni krallıkların bilimsel ve yazılı kültürünün büyük bir kısmı Roma entelektüel geleneklerine dayanıyordu. Haçlı Seferleri Haçlı Seferleri Kudüs’ü Müslüman kontrolünden kurtarmak için yapılan donanımlı seferlerdir. Kudüs 7. yüzyılda, Yakın Doğu, Kuzey Afrika ve Anadolu’yla birlikte Müslüman kontrolü altına girmişti. Birinci Haçlı Seferi, Bizans imparatoru I. Aleksios'a yardım etmesini istemesi nedeniyle, bunu sağlamak için 1095 yılında Papa II. Urbanus’un Clermont Konseyi’nde verdiği vaazla başlad...

Geç Roma İmparatorluğu

Geç Roma İmparatorluğu Roma İmparatorluğu en geniş sınırlarına ikinci yüzyılda ulaştı. Bunu takip eden iki yüzyıl Roma İmparatorluğu'nun ağır ağır çöküşüne ve sınırlardaki kontrolü yitirmesine şahit oldu. 285'te imparator Diocletian imparatorluğu doğu ve batı olmak üzere ikiye bölmüştü. Bu doğu-batı ayrımı imparatorluğun başkentini Konstantinopolis'e taşıyan Konstantin döneminde de devam etti. Roma İmparatorluğu'nun sınır komşuları daha güçlü hale geldiğinden, 4. yüzyılda imparatorluğun askerî harcamaları arttı. Daha önce ticaret ilişkileri içinde bulundukları kabileler imparatorluğun içine sızarak zenginliğinden yararlanmaya çalıştılar.  Diocletian reformlarıyla vergi sistemini ve orduyu düzenledi ayrıca yönetimde güçlü bir bürokrasi oluşturdu. Bu reformlar imparatorluğa zaman kazandırdı ancak bu reformlar çok fazla para gerektirdi. Roma'nın düşen geliri imparatorluğu vergilere bağımlı kıldı.  Gelecekte aksilikler Roma'nın zenginliğini ordusuna harcamasına nede...